E: Amca başından geçen ya da duyduğun ilginç bir olay var mı?
A:Bir olay olmuştu bizim bu şeyh Zırrar Camiinin orda.
E:Evet ne olmuş
A:Orda yaşlı bir adam vardı fakirdi.Yazın ağacın altında yatıyor.Yattığı zaman gece yarısı bakıyor ki iki kişi ellerinde kazma kürek bir mezarı açıyorlar.Bu mezarda da genç bir kadın vefat etmiş. Bunlarda kızı çıkaracaklar bilmiyorum artık ne için kötü bir niyetleri mi var ? sese doğru uyanıyor,uzaktan takip ediyor,bakıyor 2-3 kişi mezarı kazıyorlar. E bu da adam yaşlıdır yanında bir sopa var. Gidiyor diyor ne yapıyorsunuz? Onlar diyor sen karışma ihtiyar biz bu kızı çıkaracağız.Seni ilgilendirmez diyorlar.Adam da sopayla başlarına vuruyor ama ölmüyorlar. Sonra kızın mezarını kapatıyor. allahım diyor bana yardım et beni affet.bu iki, kişiyi, de yaraladım o anda cenabı allah ona bir evliya gönderiyor.adam sonra korkudan vefat etti zaten eed iyor korkma sen o kızı koruduğun içi,n biz seni cennete göndereceğiz ve o anda adam ölüyor.sabah insanlar gidince orada yaşlı adamı ölü diğerlerini de baygın görüyorlar. baygın olanlar uyanınca yaşananları anlatıyorlar. adamı defnettiler bayram geliyor ve bayramda oğulları geliyor. diyor biz bu babamızın mezarı sekiz ay olmuş bir düzelteli. yaptıkları zamanda adamın cesedini görüyorlar hiçbirşey olmamış. olduğu gibi duruyor cesedi çürümemiş.
6 Nisan 2016 Çarşamba
Süksesyon
H = Ben
K=Karşıdaki
H: Merhaba
K:Merhaba! buyrun
H: Size birşey soracaktım.Bu bina ile ilgili duydum ki: bu girişteki revağın olduğu yerde darağacı kuruluyormuş ve idam yapılıyormuş? Doğru mu?
K: Evet eskiden şu bulunduğumuz zemin kat varya işte buralar memur odalarıydı 1. kat mahkeme salonuymuş aşagıda bir de nezarethane varmış yan taraftaki odaların birinde. Suçlular önce buraya getiriliyor nezarethaneye sonra da üst katta mahkeme de yargılanıyor suçluysa aşağıya hapishaneye göderiliyordu. İşte idam kararı çıkanlar için de revağın altında herkese ibret olsun diye idam ediliyordu.
H: Ay çok kötü peki nasıl yapıyolardı ipi tavana mı asıyorlardı?
K: yok hayır depoda duruyordu darağacı parçaları üçgen birşeydi. Zamanı gelince halka duyuruyorlardı, Sonra da kurup idam ediyorlardı. Zaten ya burada ya da Cumhuriyet meydanında hallediyorlardı. Herkes görsün diye! Eskiden Hükümet konağı olduğu için zaten meydan gibi işliyordu burası tüm her şey buradaydı.Valilik emniyet her şey 1. kattaki köprüde duruyodu, sonradan yıktılar neden yıktılar anlamadım ama.
H: Ben de anlamadım vallahi.Cidden kötü birşey ama şimdi okul olmuş ne kadar garip yahu.
K: Bundan dört yıl öncesine kadar avlulu bilgisayar odası da sağlık ocağıdı zaten.
H: Aaa cidden mi?
K: Evet.
H: Hapishanedekileri mi tedavi ediyorlardı?
K: Yok halka açıktı.
H: Hııı anladım burası tam merkezdi yani.
K:Aynen .
H: Ne kadar garip her dönemde yukarı Mardin'in merkezi burası ama farklı işlerle merkez oluyor.
K: Zaman
H: Aynen zaman! Çok çok teşekkür ederim çok yardımcı oldunuz.
Hülya OLĞAÇ
Hülya OLĞAÇ
Ağlayan kuyu
-Kralın kızı Marn iyileşmiş. Ve bir gence aşık olmuş., bilikte olmuşlar. Kralın kızı tabii... Zamanla fiziksel değişimler olmuş. Tabi bunu kral duymuş ve bebekte kurtulmak istemiş. Marin çaresiz bebeği kuyuya atmış. Ve kuyu ağlayarak bütün kaynaklara su dağıtmaya başlamış. Bebeğe olanalar açısından ağlamış ve su köpürmüş, taşmış ve diğer kaynaklar su dolmuş.
Kale de gezinti
t: selam kızım napıyorsun
b: aleyküm selam teyze ödev yapıyorum
t: sizin iş zor be kızım
( yanıma oturup cebinde ki tütün tabakasını çıkarıp sarmaya başladı )
b: teyze zararlı değilmi neden içiyorsun
t: ne zararı kızım ottur. insanlar yemekte yiyor otu sen bana zararlı diyorsun
b: haklısın teyze :D
b: aleyküm selam teyze ödev yapıyorum
t: sizin iş zor be kızım
( yanıma oturup cebinde ki tütün tabakasını çıkarıp sarmaya başladı )
b: teyze zararlı değilmi neden içiyorsun
t: ne zararı kızım ottur. insanlar yemekte yiyor otu sen bana zararlı diyorsun
b: haklısın teyze :D
Kim olabilir???
Abla: Kız gel buraya, nasılsın ?
Ben: İyiyim sağol siz nasılsınız?
Abla: ben de iyiyim, nereye gidiyorsun?
Ben: Yurda
Abla: Gel beraber gidelim, ablamın evi yurdun yanında. Jürin varmış nasıl geçti?
Ben: aaa aaa iyi iyi geçti çok şükür
Abla: Kardeşin nasıl? dersleri nasıl gidiyor?
Ben: aaa aaa o da iyi, dersleri de iyi.
Abla: Onun sınavı da vardı nasıl geçti?
Ben: aaa iyi geçti çok şükür.
Abla: benim oğlum da sınava girdi, hukuk okumak istiyor.
Ben: Maşallah güzel Allah muvaffak etsin.
Abla: Kız sanki beni tanımadın??
Ben: iiiiim evet abla kusura bakma tanımadın seni.
Abla: Sabahtan beri benimle konuşuyorsun nasıl tanımadın
Ben: Ben de sabahtan beri hatırlamaya çalışıyorum ama hatırlayamadım
Abla: Milli Eğtimdeki memur
Ben: haaaa şimdi hatırladım ...
5 Nisan 2016 Salı
Ne yapıyorsun?
ŞEYDA : Şu an ne yapıyorsun teyze ?
TEYZE : Peçete yapıyorum.
ŞEYDA : Nasıl yapıyorsun ?
TEYZE : Kasnakla.
ŞEYDA : Tamam nasıl ?
TEYZE : Boncukla.
ŞEYDA : O çiviler ne işe yarıyor ?
TEYZE : Çiviler ?
ŞEYDA : Hı hı..
TEYZE : Çiviler peçete içindir. Saracam. Ondan sonra diğerini yapacaz.
ŞEYDA : Böyle mi oluyor ?
TEYZE : He öyle oluyor.
ŞEYDA : Önce ipleri sarıyorsun, sonra ?
TEYZE : Sonra tutkal, tutkaldan sonra bocuk, boncuktan sonra bir iki saat kalıyor ondan sonra...
ŞEYDA : Kasnakta mı kalıyor ?
TEYZE : Hı hı kasnakta bir iki saat kalıyor. Ondan sonra bir iki saat oldu , makasla kesecez, etrafını çakmakla yakacaz. Sonra yenisine başlıyorum işte.
ŞEYDA : Hmmm, kaç tane yapıyorsun peki ?
TEYZE : Altı tane
ŞEYDA : Takım yani ?
TEYZE : Bir takım yapacam hele
ŞEYDA : Kime ?
TEYZE : Kızıma..
TEYZE : Peçete yapıyorum.
ŞEYDA : Nasıl yapıyorsun ?
TEYZE : Kasnakla.
ŞEYDA : Tamam nasıl ?
TEYZE : Boncukla.
ŞEYDA : O çiviler ne işe yarıyor ?
TEYZE : Çiviler ?
ŞEYDA : Hı hı..
TEYZE : Çiviler peçete içindir. Saracam. Ondan sonra diğerini yapacaz.
ŞEYDA : Böyle mi oluyor ?
TEYZE : He öyle oluyor.
ŞEYDA : Önce ipleri sarıyorsun, sonra ?
TEYZE : Sonra tutkal, tutkaldan sonra bocuk, boncuktan sonra bir iki saat kalıyor ondan sonra...
ŞEYDA : Kasnakta mı kalıyor ?
TEYZE : Hı hı kasnakta bir iki saat kalıyor. Ondan sonra bir iki saat oldu , makasla kesecez, etrafını çakmakla yakacaz. Sonra yenisine başlıyorum işte.
ŞEYDA : Hmmm, kaç tane yapıyorsun peki ?
TEYZE : Altı tane
ŞEYDA : Takım yani ?
TEYZE : Bir takım yapacam hele
ŞEYDA : Kime ?
TEYZE : Kızıma..
Topuk kıran
F:Bu mesleğe nasıl başladınız?
X:Baba mesleği. Eskiden bu çarşının hepsi ayakkabıcıydı.
Babam da çıraklıktan gelmektedir.
F:Daha öncesi var mıydı?X:1955’den beri bu dükkanı kiraladık halen işletiyoruz.
F:Müşteri potansiyelleriniz kimlerdir?
X: Eski müşteriler, yaşlı insanlar. Onlara yöresel ayakkabı ve yumurta topuk ayakkabı yapmaktayım.
F: Yumurta topuk ayakkabının diğerlerinden farkı nedir?
X:Yumurta topuğun özel müşterisi vardır. Onu giyen başka ayakkabı giymez. Eskiden şalvar altına giyilirdi. Şoförler topuğunu kırıp giyerlerdi.
F: En çok tercih edilen yumurta topuk muydu?
X:Evet.
F:Şu arkada rafın üst tarafında olan ayakkabıların hepsi neredeyse lastikli bağcıklı hiç yok bunun bir nedeni var mı?
X:Genelde lastikli yapılıyor ayağa rahat girsin diye
F:Babadan öncesi bu çarşı ve mesleğe dair bir bilginiz var mı?
X: Babadan öncesini bilmiyorum ama eskiden çarşı hep ayakkabıcıymış. Meslek öldü hazır getiriliyor. Kimse sipariş verip 1 hafta beklemiyor. Şimdi şu an benim dışımda çarşı da bir tek Abdi var .
F:Peki eski ile şimdiki iş durumunu kıyaslarsanız?
X:Dediğim gibi meslek öldü. Eskiden bayramdan önce defter doluyordu. Bayramdan 1 hafta önce artık sipariş almıyorduk. Şimdi ise kimsenin ilgisi kalmadı herkes arife günü çıkıp alışverişini bir günde yapıyor. Köseleyi bilen öğreten kalmadı. Herkes lastik ayakkabı giyiyor.
F: Abi lastik ayakkabı ile köselenin farkı nedir?
X: Lastik ayakkabı göze fazla zarar veriyor. Kösele tahta değil hayvan derisidir. Ancak şimdi senin gibi gençler tahta diye biliyor. Hayvan derisinin ilk tabakasını taban olarak kullanıyoruz. Eskiden camış köselesi kullanıyorduk.
F: Siz köseleyi kesilmiş halde mi alıyorsunuz?
X:Tabla halinde alıyoruz. Burada kesiyoruz. Genelde Denizli den geliyor.
F: Tahta değil ancak bu nasıl tahta gibi sertleşiyor?
X: Önce suya koyuyoruz hamurlaşıyor. Sonra kesiliyor ve kuruduktan sonra sertleşiyor. Kösele ayaktan sıcaklığı verir lastik ise tam tersi
F: Köselenin başka avantajları nelerdir?
X: Kösele sağlıklıdır. Koku yapmaz. Kösele yerdeki sıcaklığı ayağa vermez.
F:Abi sizce neden gençler bu sağlıklı olan ayakkabıları tercih etmiyor.
X:Model olmadığından dolayı gençler talep etmiyor. Model yapmak için sayaca ihtiyaç var. Modeli diken ayrı biri var hem YSE’de çalışıyor. Hem de haftada bir gelip model dikiyor.
F:Hazır ayakkabılar gibi sizde de numaralar var mı?
X:Tabi. En küçük 1 numara yani hazırda 41 oluyor
F: Abi bu kalıplar ne zamandan kalma?
X: Bende çok eski kalıplar var. Ancak şu an kullandığım kalıplar yeni bu kalıplar plastik.
F:Eski kalıplarda mı plastik?
X:Yok eski kalıplar tahtaydı dur sana göstereyim. Tahta kalıpta ayakkabılar daha iyi çıkar. Ama tahta kalıp su çektiği için çabuk bozulur. Bu kalıbın genelde mühendisleri var kalıplar standart.
F: Şimdilik genelde olsa nasıl yapıldığını anlatabilir misin?
X:Ayakkabı su ile yapılır. Başta ayakkabıyı yapıştırırız. Sonra şapka gibi bir şey olan kalıba oturtturulur ve bir gün kalır. Deride ki tüm nemi alır çünkü ıslak derinin işlenmesi daha kolaydır.
F: Peki bu beyaz astarlar ne işe yaramaktadır?
X:Taban astarıdır onlar. Ayrıca yanlar şimdi ki hammaddesi plastik olan ayakkabılar gibi yapıştırma değildir. Hepsi dikiştir. En son ise ayakkabının süslemesi yapılır.
F: Hazır taban getireyim iş yapayım para kazanayım bu şekilde diye düşünmediniz mi?
X: Hayır. Hem masraflı, hem de bana bu zevki vermez.
F: Peki iş olsa günde kaç ayakkabı yapabilirsiniz?
X: Günde üç çift ayakkabı çıkartabiliyorum. Hazır taban olsa 25 tane çıkıyor. Atölye olsa 1000 tane çıkar.
F: Dükkan da olan ayakkabıların neredeyse hepsi siyah bunun nedeni var mı?
X: Genelde burada siyah tercih ediliyor. Yoksa kahverengi ve kremi de var.
F:Yaz aylarında kullanılan deri ile kışın kullanılan deri aynı mıdır?
X:Evet deri aynı ancak taban farklı, kösele taban olunca kösele alttan dikilir ve yaz içindir. Kanalları vardır. Kış için ekstra taban vardır. Kösele su çeker. Kışın kauçuk taban yapılır.
F: Benim dedemin de zincirli bir dikilmiş botu vardı halen aynısı mı?
X: Evet halen zincirli bak vitrinde de vardır. Bot ayakkabıda da bütün işler aynı sadece içinde havlu bez kullanılıyor.
F: Tamam abi muhabbet için, çay için çok sağ ol bir gün gelip ayakkabı yapımının işlemlerini de canlı görmek isterim
X:Tamam kardeşim haftaya cumartesi beklerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)